KAYBETTİKLERİMİZ
KAYBETTİKLERİMİZ
Bahaettin Karakoç Cennet Dolgun Emine Demir Yusuf Şahan Sultan Kaya Hatice Çelik Dursun Elmas Yanık Osman Mehmet Uyan Hüsne Önaran Süleyman Danışman Mustafa Tekin Şerif Karabıyık Kıdılı Mehmet Mustafa Yiğit Zeynep Kekil (Besi) Eşefatma Resim Fatık Kuzu Fatih Güngör (şehit) Cafar Ali Vırıt (helete) Meryem İğde Elif Keklicek Süleyman Demir Seda Güney Usta Ali Onaran Ahmet Götürmen Elif Çolak Hasan Kekil Ali Temizyürek Fadime Zorkun Ayşe Çakıl Sultan Erdinç Solak İbrahim Sakar Ali Tatlı (Tekere Ali) Vakkas Küpelikılınç Ayşe Vırıt Uğur Kekil Aloca Yusuf Gök Muhammet Çokak Adem Karagöz Mehmet Kayaakay Orhan Sürmen Memiş Tekerlek Veli Çadır Sultan Çetinkaya Mustafa Çağlar Elif İğde Ayşe Yorulmaz Yusuf Kurt Hüsne Kurt Fadime Mısır Mehmet ENGİZEK Şerif Bozdere Fatih Bozdere Emine Bozdere Hatice Sakallı Karamemiş Kuş Hasan Nurhak İbrahim Zorgün Kemal Yavuz Veli Onay Durmuş Üstün (berduş) Elif Öztürk Ahmet Çolak Elif İncecik Sema Çalışkan Kuyumcu Yaşar Uyan Ümmühanı Kelleci Tosun Ali Elif Özbek Fakı Ahmet Koraycan Kırıcı Kara Ali Döş Demirci Abdullah Mehmet Göker Derviş Elif Zorkun Hacıyusuf Kekil Ayşe Ibrık Güler İsmail Küçük Mesut Canlı Mahmut Barak Onbaşı İbrahim Filiz Elif Filiz Onbaşı Hasan Hatice Filiz Ayşe Filiz Ibrık Funda Rande Fatma Karasu Hakan Tolga Yiğit Kalander Battal Şerif İğde Eşe Fatma Yaman

23 Eyl 2014

SERDAR YAKAR YAZDI 2

                           

                     ÂŞIK ALİ’NİN DİLİNDEN Ç.CERİT
       Cerit… Oğuz’un cesur, kahraman ve yürekli evladı,  Cesaretin ve yiğitliğin bir değer olduğu zamanların insanı… Politikanın, hilebazlığın, zulmün ve zalimliğin bir kenara savurup attığı ceddim, atam… Ve Cerit’in harman olduğu Çağlayancerit, baba yurdum…
Tâ Orta Asya’dan bu yana içinden ölümsüz ozanlar çıkartan Cerit’in son dönem ozanlarından Âşık Ali Ataş. O, sazı ve de sözü ile Cerit’in ve de Çağlayanceritlinin acılarını, dertlerini dile getirir hep
                           ----------------------------------
                          Sahipsiz kalmıştır, kimsesi yoktur
                          Kırıktır kanadı kolu Cerit’in
                          Arazisi dağlar nüfusu çoktur
                          Adana’ya düşer yolu Cerit’in.
                           ---------------------------------
Adana Çağlayanceritlinin ekmek kapısıdır. Ozan yüksünmeden dile verir bu gerçeği:
                           -----------------------------------
                          Ali der ki güreş tutar merdimiz
                          Adana’dan geçiniriz hepimiz
                          Büyüklere iletilmez derdimiz
                          Arkasında yoktur dayı Cerit’in.”
                           -----------------------------------
Âşık Ali’nin sazı Çağlayancerit’in güzelliklerini de dile getirir elbet:
                           ---------------------------------------
                         “Bir gün yolun düşüp gelirsen şayet
                         Çağlayancerit’i gezmeden gitme
                         Cevizin sorarsan bir başka lezzet
                         Elmasın, eriğin yemeden gitme.
                           ------------------------------------
                         Hiçbir kuloğluna değmez nazarı
                         Vardır iş yerimiz birkaç hızarı
                         Cuma günü kuruluyor pazarı
                         Bir kez alış veriş etmeden gitme.”
                           --------------------------------------
     Sazı ve sözü ile Cerit’in sesi olan Âşık Ali bilgisayar ve internet ile tanıştıktan sonra daha farklı bir alanda Cerit’i tanıtmaya başlar. Hasan Üstgül’ün hazırladığı www.atasali.com veb sitesindedir artık. Bir arzusu da şiirlerinin kitaplaşmış halini görmek
Cerit sevdalısı ozanımızın bu ilk şiir kitabının ismi de tabii ki “Çağlayancerit”.
       Bu güzel eserin takdim yazısını yazmak ise bana nasip oldu. Eser Ukde Kitaplığının 97. kitabı olarak neşredilmişti 2011 Ekiminde. O takdim yazısında da belirttiğim gibi yıllar önce aile köklerimi araştırmak, Cerit Türkmenlerinin tarihini ve Çağlayancerit’in öyküsünü kaleme almak için yaptığım çalışmalar esnasında tanımıştım kendisini. Aslında çocukluk yıllarımdan da az kıt hatırlıyordum. O yıllarda masa başında radyo ve televizyon tamir ederken görmüşlüğüm vardı. Yüzlerce yıllık kültür değerlerini yaşatmaya çalışan Cerit’li şehre uzak olmanın da verdiği olumsuzluklarla zamanın çok, çok gerisinde kalmış kocaman bir köydü o yıllarda.
     Âşık Ali Ataş’ın şiirleri, siyasetin gereği ile birleşince kısa zamanda adı ilçe oldu. Adı ilçe de olsa dağların ardında kocaman bir Oğuz Türkmen köyü olarak duruyor orada. Eline ve yüreğine sağlık ozanım… Kucak dolusu sevgi ve saygılar sana…
                                                           Araştırmacı Yazar

                                                             Serdar YAKAR

Hiç yorum yok: