Yaşanmış Gerçekler Şair İçin Yazılanlar Benim Yaşadıklarım. Önemliler Ceritli Şairler Kim Kimdir? 1 Kim Kimdir? 2 Kim Kimdir? 3
 SON DAKİKA     

16 Oca 2020

Anılarım Anılarım

        1. ANIM (EKMEĞİ KAPIP KAÇTIM)
        Bir gün komşudan sazımı alıp eve getirdim. Evde saz çalıyordum. Aniden babam geldi. Sazı elimden aldı duvara vurup kırdı. Sazımın kırılmasına dayanamadım. Bu şiiri yazıp babama not bıraktım.      
                         
              Baskıyı artırdın hep benden yana,
              Babam niçin beni getirdin cana?
              Biricik sazımı çok gördün bana,
              Duvarlara vurup kırdınız babam.     
                  
      O gece babama küserek evimden ve köyümden kaçtım. O tarihlerde köyün yolu ve arabası yoktu. Peşimden gelen olur korkusuyla yola gitmedim tepeden tepeye giderek, bazı yerlerde kısığın o coşkulu ve soğuk sularını geçerek, on dört saat aç susuz, yayan yürüyerek köye otuz kilometre mesafede olan asfalta vardım. Vakit yatsın  bir yük kamyonuna binerek Maraş’a gittim. Kimseyi tanımıyordum. Yatacak yerim de yoktu. Birilerine sordum. Bana bir yer tarif ettiler, gittim. Tarif edilen yer, Saray altı Mahallesi’nde bir han,
       O gece handa yattım acım sabah erkenden çarşıya çıktım Cebimde kuruş param yok bir kız çocuğu fırının önünde ekmek bekliyordu çocuk ekmeği alır almaz elinden bir tanesini kaptığım gibi kaçtım hana girdim. Gelen giden olmadı o somun ile karnımı doyurdum. Bir saat sonra Çarşıya çıktım. Gezip dolaştım akşam hana geldiğimde hancıya derdimi anlattım. Bana bir haftalığına 60 kuruş verdi sabahleyin ilk işim iki domates Bir ekmek alıp karnımı doyurdum.
       Bu handa günlüğü on kuruşa bir yıl kaldım, işsizdim. İnşaatlarda çalıştım. Hamallık, ayakkabı boyacılığı seyyar satıcılık yaptım. Günlük gazete ve dergiler sattım. Daha sonra bir fotoğraf makinesi alarak fotoğrafçılık yaptım. İlk işim hancıya olan 60 kuruş borcumu ödedim. Şiir yazmaya devam ediyordum. Yazdığım şiirlerimi matbaalarda çoğaltarak çarşıda, pazarda, mahallelerde satmaya başladım. Biriktirdiğim üç beş kuruş ile kendime bir saz aldım. Şiirlerimi satarken çok zaman sazım yanımda olurdu. Bulunduğum müsait ortamlarda çalar söylerdim. Etrafıma toplanan insanlara irticalen söylerdim. Bu da insanların hoşlarına giderdi. Fakat zabıtalar bana bir türlü rahat ettirmezlerdi.
      2. ANIM (OTEL ARADIK)
       27.Kasım.1968 yılında, askere gittim. Kahramanmaraş askerlik şubesinden birkaç arkadaş sülüslerimizi aldık trenle gideceğiz. O günün şartlarında şehirlerarası otobüs yolculuğu yoktu. Sabahleyin Narlı’ dan kara vagonlara bindik. Sivas yolculuğumuz başladı. Gece saat ikide Sivas’a indik. Çarşıya geldik. Bir binanın önünde yolculuğumuzdan kalan çekirdekleri yiyerek kabukları ve kâse kâğıdın oraya attık.
     Yorulmuştuk. “Gidip bir otelde yatalım.” dedik. Sivas’ı pek bilmediğimiz için gecenin o saatinde otel soracak kimse yoktu. Bir taksi geçiyordu, durdurduk. “Bizi bir otele götürün.” dedik. Beş kişiyiz taksici bizi aldı epey gezdirdikten sonra “İnin otel karşınızda” dedi. İndik az önce çekirdek yediğimiz yere tekrar gelmişiz. “Arkadaşlar burası az önce çekirdek yiyip poşeti attığımız yer dedim. “A!  Evet.” dediler. Birimiz başımızı kaldırıp yukarı bakmamışız. Otelin önündeymişiz de farkında değilmişiz. “Vay be! Şu taksicinin bize yaptığı kalleşliğe bakın. Adam resmen bizi dolandırmış dedik.
       
3. ANIM: (YÜZÜME KARŞI BEDDUA ETTİ:)
      1985 yılında çırağımla beraber komşu köylerden bir ailenin evinin elektrik tesisatını yapıyorum. Evde bir yaşlı teyze, bir de kızımı, gelini mi biri vardı. Teyze nereli olduğumu sordu “Cerit’liyim.” dedim. “Kız sana Cerit’li birini sorsam bilir- misin?” dedi. “Sor.” dedim. “Sizin köyde (Âşık Ali) diye biri varmış.” “Var.” dedim.   “Görürsen benden o terbiyesize söyle. Aşıkmıymış neyimiş bizim köyün kızlarına görgüsüz demiş. Biz görgüsüz müyüz?” deyerek başladı beddua etmeye.
      Anladım ki 30 yıl önce yazdığım bir şiirden dolayı bana kızıyordu. Tamam dediklerinizi o aşığa söylerim dedim.” Annesi kızdı. “Elin adamına beddua etme. Akrabası filan olur ayıp olur.” Dediyse de kız dinlemedi. Bedduaya devam etti. O âşık elinize geçse ne yapardınız” dediğimde “o şerefsizi boğarım.” dedi. “Buyurun işte o Âşık benim.” dedim “olamaz” dedi. Annesi “Ben sana akrabası filan olur dedim dinlemedin Adamın yüzüne karşı beddua ediyorsun.” deyince koşarak başka bir odaya girdi kapıyı içerden kilitledi. Biz o evden gidinceye kadar dışarı çıkmamıştı.
       
4. ANIM: (BURNUN KIVIRMIŞIM:)
       1972 yılında kendi kendime radyo tamirciliğine başladım. Bir yıl içinde radyoculuğu A dan Z ye öğrendim. Gündüz yaptıklarım gece rüyama girerdi. Rüyamda bir radyonun anahtarı bozulmuş yenisini takmaya çalışıyordum. Radyoyu açmak için anahtarını kıvırıyorum diye hanımın burnunu kıvırıyormuşum. Hanım “Sen ne yapıyorsun?” diye yüksek bir sesle beni uyardı.“Radyoyu açmak için çalışıyorum.” Dedim. Uyanınca “Burnumu kıvırıyorsun dedi.” Radyocululuğumda böyle bir anı yaşadım.  
Âşık Ali Ataş