KAYBETTİKLERİMİZ
KAYBETTİKLERİMİZ
Yanık Osman Mehmet Uyan Hüsne Önaran Süleyman Danışman Mustafa Tekin Şerif Karabıyık Kıdılı Mehmet Mustafa Yiğit Zeynep Kekil (Besi) Eşefatma Resim Fatık Kuzu Fatih Güngör (şehit) Cafar Ali Vırıt (helete) Meryem İğde Elif Keklicek Süleyman Demir Seda Güney Usta Ali Onaran Ahmet Götürmen Elif Çolak Hasan Kekil Ali Temizyürek Fadime Zorkun Ayşe Çakıl Sultan Erdinç Solak İbrahim Sakar Ali Tatlı (Tekere Ali) Vakkas Küpelikılınç Ayşe Vırıt Uğur Kekil Aloca Yusuf Gök Muhammet Çokak Adem Karagöz Mehmet Kayaakay Orhan Sürmen Memiş Tekerlek Veli Çadır Sultan Çetinkaya Mustafa Çağlar Elif İğde Ayşe Yorulmaz Yusuf Kurt Hüsne Kurt Fadime Mısır Mehmet ENGİZEK Şerif Bozdere Fatih Bozdere Emine Bozdere Hatice Sakallı Karamemiş Kuş Hasan Nurhak İbrahim Zorgün Kemal Yavuz Veli Onay Durmuş Üstün (berduş) Elif Öztürk Ahmet Çolak Elif İncecik Sema Çalışkan Kuyumcu Yaşar Uyan Ümmühanı Kelleci Tosun Ali Elif Özbek Fakı Ahmet Koraycan Kırıcı Kara Ali Döş Demirci Abdullah Mehmet Göker Derviş Elif Zorkun Hacıyusuf Kekil Ayşe Ibrık Güler İsmail Küçük Mesut Canlı Mahmut Barak Onbaşı İbrahim Filiz Elif Filiz Onbaşı Hasan Hatice Filiz Ayşe Filiz Ibrık Funda Rande Fatma Karasu Hakan Tolga Yiğit Kalander Battal Şerif İğde Eşe Fatma Yaman Zeynep Tekerek

20 Eyl 2010

(Mehmet Eyice

                                            
                                                   MEHMET EYİCE KİMDİR?
       
     Mehmet EYİCE Ailenin 4. ve en küçük çocuğu olarak
     1959 yılında Çağlayancerit köyünde dünyaya gelir. Anne ve babasının okuma yazması yoktur. Annesinin bir anlık ihmalliği yüzünden 3 aylık bebek iken yere düşürülür düşme sonucu görme yeteneğini kaybeder.
Ailenin fakirliği yüzünden Mehmet doktora götürülemez. Ebedi görme engelli olarak kalır.
     1980 yılında annesini 1989 yılında babasını kaybeder. 4 ablasıyla beraber baş başa kalır. Ancak okuma yazması yoktur. Mehmet genç bir delikanlı oluncaya kadar yalnız başına evden dışarı çıkamamış.
     1974’de Şiir yazmaya başlar. Görme yeteneği olmadığı için şiir’lerini kâğıda değil de hafızasına yazar. Tüm şiirlerini hafızasının bir köşesine kaydeder. Şair çok zekâlıdır.
      1974 yılında yazdığı ilk şiir’ini bu gün bile tereddüt etmeden okur. Şair biriktirdiği üç beş kuruş harçlık ile kendine bir saz alır. Köyünde saz çalan olmadığı için kendisine bir saz öğreticisi bulamaz. Saz çalmayı kendi kendine öğrenir. Şiirlerini bir kitapta toplama imkânı olmayan şair
     1974 ten 2013 yılına kadar yazmış olduğu Tüm şiirlerini sazıyla teyp kasetlerine okuyarak “Sazım Sesim Deyişlerim” adı altında tüm şiir’lerini arşivlemiştir.
     1978’de İstanbul’a gider 6 Nokta Körler Rehabilitasyon Merkezinde
6 ay eğitim görür. Kabartma yazıyı öğrenir. Kabartma yazı ile yazılan tüm yazıları okur. Okulda birçok arkadaşlar edinir. Kabartma yazı ile arkadaşlarına mektuplar yazar. Kendisisine gelen mektupları parmaklarının ucu ile okur.
     1983 de Kahramanmaraş Ertuğrul gazi Körler Okulunda dışardan bitirme sınavına katılır. Okulun İlk diploma alan bir numaralı öğrencisi olur.
     1987’de evlenir 1990’da bir oğlu dünyaya gelir. Çocuk. 3,5 yaşına geldiğinde hastalanarak ölür. İkinci bir çocukları olmamıştır.
     1974 ten 2013 yılına kadar Yazdığı tüm şiirlerini hayırsever bir arkadaşı tarafından sesli olarak bilgisayar hafızasına aktarılmıştır. Şair’in birçok şiirleri körler okul’u dergilerinde yayınlanır. Bir çok şiir’i 6 nokta körler okulu öğretmenleri tarafından sesli olarak CD’lere okunmuştur.
     Şair Çağlayancerit ilçesinin İstiklal Mahallesinde ikamet etmektedir. Şiir yazmaya devam eder. Şairimiz zeki ve gururludur. Komşularının verdiği sadakayı kabul etmez. Benden daha düşkün olanlara verin der. Boş durmayan şair çakmaklara kaz doldurarak iskemle yapıp satarak ve devletin verdiği malullük maaşı ile geçinmektedir.
-------------------------------------------------------------------
         NOT: Şair’in biyografisi Âşık Ali tarafından kaleme alınmıştır
                                   **************************
        İlçe bakkalı’nın birinden alış veriş yapan Mehmet Eyice bakkala verdiği paranın On TL olduğunu bakkal ise 5 TL aldığın iddia eder. Ve bakkal paranın üzerinin olmadığını 5 TL’ lik fındık verdiğin iddia eder bu olay üzerine şair Eyice bakkal için taşlama türü birkaç şiir yazar okuyalım bakalım.
                             BEŞ MİLYONU YEDİ HASAN
         
Az bir fındık alam dedim
Ücretin söyledi Hasan
On milyon uzattım verdim
Beş milyonu yedi Hasan

Bir süre bekledim durdum
Sonra merak edip sordum
Beş milyonu istiyordum
Kalanın vermedi Hasan

On milyonu beş belledi
Kasaya attı vermedi
Vebali de benim dedi
Hatalı davrandı Hasan

Bastım battım çamır suya
Varıp oturdum oraya
Elin uzattı masaya
Çekmeceyi örttü Hasan

Müşteriler veli nimet
Sözüm ona (t…...) market
Beklenmeyen bir hareket
Helal haram demez Hasan

Tatlı dendi acı çıktı
Öylesine canım sıktı
Merhamet vicdanı kıttı
Beş milyonu yedi Hasan

Dünya senin olsa nolur
Malın mülkün burda kalır
Olan beş milyona olur
Moralimi bozdu Hasan

İki gözüm görmez diye
Soyulup gittim şerciye
Kazık atar müşteriye
Üçkâğıtçı çıktı Hasan

Dükkânına varmasaydım
Arayıp ta bulmasaydım
O fındığı almasaydım
Bu durum olmazdı Hasan

Mehmet Eyice der hasana
Muhtaç mıydın beş milyona
Şaştım telaşa tasana
Nefsinin kölesi Hasan
---------------------------------
                    18.Mayıs 2002
   
                      

Hiç yorum yok: